Kuruyemişler doğal yağ içerikleri nedeniyle uygun olmayan koşullarda hızla bayatlayabilir, aromasını kaybedebilir veya oksidasyona uğrayabilir. Gaziantep’in kuruyemiş geleneğinde tazelik her zaman ön planda olduğundan, saklama koşullarının ne kadar kritik olduğunu uzun yıllardır deneyimle görmek mümkündür. Doğru yöntemler, ürünün hem lezzetini hem de besin değerini korur.
Isı ve nem kontrolünün önemi Kuruyemişlerin en büyük düşmanı yüksek ısı ve nemdir. Oda sıcaklığı 18–22°C aralığında olduğunda yağ oksidasyonu yavaşlar ve ürün daha uzun süre taze kalır. Nem oranı %50’nin üzerine çıktığında kuruyemişler yumuşamaya, küflenmeye veya tat kaybına uğramaya başlayabilir. Bu nedenle kuru ve serin bir ortam, saklama için temel gerekliliktir.
Hava ile temasın minimize edilmesi Kuruyemişler açık havada kaldıkça oksijenle temas artar ve yağlar daha hızlı bozulur. Bu durum özellikle fındık, ceviz ve Antep fıstığı gibi yağ oranı yüksek çeşitlerde belirginleşir. Hava almayan kaplar, kilitli poşetler veya vakumlu kaplar kullanmak tazeliği korumanın en etkili yollarından biridir. Kokuyu emebilen yapıları nedeniyle kuruyemişlerin baharat, kahve veya ağır kokulu yiyeceklerle aynı dolapta saklanmaması önerilir.
Buzdolabı ve derin dondurucu kullanımı Yağ oranı yüksek kuruyemişlerde buzdolabı saklaması oldukça etkilidir. • Buzdolabında 0–4°C aralığında 3–6 ay, • Derin dondurucuda ise 1 yıla kadar tazelik korunabilir. Ancak bu yöntem uygulanırken nem değişimlerini engellemek için kapların tamamen kapalı olması gerekir. Oda sıcaklığına çıkarırken yoğuşma oluşmaması için ürünlerin ambalajı açılmadan bekletilmesi ideal yöntemdir.
Kavurma derecesinin saklamaya etkisi Aşırı kavrulmuş kuruyemişlerde yağ oksidasyonu daha hızlı gerçekleşir. Bu nedenle hafif kavrulmuş ürünlerin raf ömrü genellikle daha uzundur. Gaziantep’te kuruyemiş işleme geleneği içinde kavurma derecesi ustalıkla belirlenir; doğru kavrulan ürün hem lezzetli olur hem de tazeliğini daha iyi korur.
Gaziantep kuruyemiş kültüründe saklama alışkanlıkları Gaziantep’te kuruyemişler genellikle pamuklu torbalarda veya kapaklı cam kavanoonlarda saklanır. Bu yöntemler hem hava akışını düzenler hem nem dengesini korur. 1953’ten beri bu kültürün içinde yer alan üreticiler, ürünleri müşteriye ulaşana kadar kontrollü depolama koşullarında tutarak tazeliği garanti altına alır. Evde de benzer prensipler uygulandığında kuruyemişler ilk günkü lezzetine çok daha yakın kalır.